|
Abdullah b. Mes'ud'dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hasır üzerine yatmıştı. Kalktığında vücudunun yan tarafında hasırın iz yaptığı görüldü. Kendisine:
- Yâ Resûlallah! Size daha rahat edebileceğiniz bir şey alsak, dedik. Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem):
- Benim dünya ile ne alakam var. Ben dünyada ancak bir ağaç altında gölgelenmiş, sonra da ağacı bırakarak kalkıp gitmiş bir yolcu gibiyim." buyurdular.
Evet, insan burada misafir ve yolcudur; aynı zamanda ebedi yolculukta kendisine lazım olacak eşyayı ve erzakı temin etmekle mükelleftir.
Misafir ev sahibinin işine karışmaz..
O misafirhaneye kendi evi gibi sahip çıkmaz, tahakkümde bulunmaz.
Yapılan ikram ve muameleleri tenkit etmez, nankörlük ve inkara sapmaz.
Hasılı, misafir olan kimse beraberinde getirmediği ve giderken yanında götüremeyeceği şeylere alaka duyup kalbini bağlamaz, gönlünü kaptırmaz.
Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir gün İbn-i Ömer'in omzundan tuttu ve şöyle dedi:
“Dünyada sanki gurbette imişsin gibi ya da bir yolcu gibi ol ve kendini kabirde yatanlar arasında say.” Büyük sahabi İbni Ömer de öyle yapar hem de şu tavsiyelerde bulunurdu:
- Geceye gireceğin vakit sabahı bekleme. Sabaha çıktığın vakit de geceyi bekleme. Ve sıhhatinde hastalığın için, hayatında da ölümün için bir şeyler yapıp hazırlanma fırsatını kaçırma.
|
| Sayı: |
184 |
| Bölüm: |
Kısa Kısa | |